Metin Kutusu:
Metin Kutusu: L A Z C A
Metin Kutusu:

LAZCA...TARİHİ VE KONUŞMA ŞEKLİ

Lazca (Lazca: Lazuri nena), Türkiye'nin Doğu Karadeniz kıyı şeridinde ve Gürcistan'ın Türkiye'ye sınır bölgesinde konuşulan bir dildir. Gürcüce, Megrelce ve Svanca ile birlikte Kartveli dillerini oluşturur. Yazılı geleneği olmayan Lazca, Gürcistan'daki araştırmalarda Gürcü alfabesiyle yazılır. Türkiye'de son yıllarda Latin alfabesinden geliştirilen bir alfabeyle de yazılmaktadır. Özellikle Doğu Karadeniz lehçesi ile karıştırılmaktadır, Lazca başlı başına alfabesi bulunan bir dildir.                                                           

 

LAZCA ALFABE

Lazca yakın zamana kadar yazılı olmayan bir dil durumundaydı. ancak 1920`li yıllardan itibaren lazca`yı yazılı bir dil haline getirme çabaları görülmeye başlandı. prof.niko maar`dan öğrendiğimize göre ikinci abdül hamit döneminde bu alanda çalışmalar yapan hopalı faik efendi baskılara mağruz kaldı. ailesi ile birlikte sürüldü,çalışmalarına el konuldu.Lazca`nın yazılı bir dil haline getirme çabalarında en önemli pay ıskender citaşi`ye aittir. 1920`li yıllarda sscb`de ıskender citaşi latin kökenli bir laz alfabe`si hazırladı. o dönemde sscb`de açılan laz okullarında bu alfabe ile laz çocuklarına lazca eğitim verildi. ayrıca ıskender citaşi, latin harflerini temel alarak kendi hazırladığı alfabe ile birçok lazca kitap yazdı. ıskender citaşi lazca`nın yazılı bir dil haline getirilmesi için gösterdiği çabalardan ötürü 1938`lerde katledildi.Fahri lazoğlu(kahraman) tarafından latin harflerine dayalı olarak hazırlanan lazuri alboni 1984 yılında kamuoyuna duyuruldu. laz alfabesi oluşturma çalışmalarına 1970`li yıllarda başlamıştır. lazoğlu alfabesi, ilk kez almanya`da bir grup laz tarafından lazebura isimli dergide yayınlanmış ayrıca kafkasoloji kongrelerine sunulmuştur. 35 harf`li laz alfabesi (lazuri alboni) 1993 yılında ognı dergisinde yayınlanarak türkiye lazları içinde laz diline ilgi duyanlar tarafından kullanılmaya başlandı. laz alfabesinde türkçe`de bulunan 'i' 'ö' 'ü' bulunmazken türkçe`de bulunmayan ç', x, p', q, ô, û, â, 3, k' * sessizleri  bulunmaktadır.

Türkiye`de ilk kez Laz dili üzerine yapılan kapsamlı Lazca-Türkçe sözlük çalışması. Bu çalışmada kesinlikle objektif ve bilimsel olmaya çalışılmıştır. Herhangi bir kaygıdan ötürü var olmayan şeyler var gibi gösterilmemiş, doğruluğundan emin olunmayan sözcükler alınmamıştır. İlk Lazca sözlük çalışması olması itibarı ile birtakım eksikliklerin bulunması muhtemeldir.Sözcüklerin sadece tek bir anlamı yoktur. Bir sözcüğün çok sayıda anlamı olabilir ve tüm dillerde olduğu gibi Lazca`da da var olan bir durumdur. Şayet kendi bildiğiniz anlamı ilk bakışta bulamıyorsanız bu sözcüğün yanlış açıklandığı şeklinde bir düşünceye kapılmaktan ziyade sözcüğün kendi bölgenizde başkabir anlamda kullanıldığını düşünmek daha doğru olacaktır. Lazuri-Turkuli Nenapuna Lazca`daki tüm sözcükleri ihtiva eden, tamamlanmış bir çalışma değildir. Bunun için daha çok zamana ve çalışmaya gereksinim vardır. Varsa sözcüklerde eksik bulduğunuz anlamları, sözlükte bulunmayan kelimeleri not alırsanız ve adresimize ulaştırırsanız Lazca`nın bütünüyle derlenip, yok olmasının önüne geçmede katkıda bulunmuş .

Lazca Güneybatı Kafkas dil ailesinin bir koludur. Bu dil grubunda Lazca (Lazuri) ile birlikte Megrelce (Megreluri) Svanca (Svanuri) ve Gürcüce (Korturi) yer alır.Lazca ve Megrelce, Zanca adı verilen antik Kolkheti'de konuşulan dilin zaman içinde ikiye ayrılmış kolları olduğu dilbilimciler tarafından ifade edilmektedir. Zan dilinin kelime hazinesi günümüzde Lazca ve Megrelcede varlığını sürdürmektedir.Dildeki kelime hazinesi, cümle kuruluşları, dilin fonetiği ve gramer yapıları Lazca ve Megrelce arasında anlaşmayı engelleyecek düzeyde ciddi farklılıklar içermez. Lazcaya hakim biri Megrelceyi kolayca anlayabilmektedir.Ancak başlangıçta aynı birimi teşkil eden Laz-Megrel coğrafyasının başka bir kültürün araya girrnesi sonucunda ikiye ayrılması, tarihsel gelişim süreci içinde kültürel, sosyal ve Politik olarak farklılıkların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Lazca Çoruh (Corokhi/ (Ç'oroxi) vadisinden (Batum) başlayarak Map'avreye (Çayeli) kadar olan Güneydoğu Karadeniz sahil şeridinde, Megrelce, Rioni nehrinin kuzey kesiminde N3xeniş3'ari'nin batısında ve Rioni'nin ağzından başlamak üzere Oçamçire'ye kadar bütün Karadeniz kıyıları boyunca konuşulmaktadır. Megrelcenin Zugdidi dialekti Lazcanın Hopa dialektine oldukça yakındır. Dilbilimci Kojima Goişi, Lazca ve Megrelceyi (dilbulutsusu) olarak degerlendirip aralarında bir ayırım olmadığını ifade etmektedir.Laz dilinde 35 ses vardır. Bu seslerden biri |q| Lazcanın Hopa dialektinde ve Megrelcede bulunmaktadır. Lazcanın diğer şivelerinde kısmen düşmüs kısmen | k'| sesine dönüşmüştür. Türkçedeki | i, ü, ö | seslileri Lazcanın ses yapısında bulunmazken Lazcaya özgü |ç'|, |x|, |k'|, |q|, |p'|, |t'|, |z'| |3'|, |3| *7* sesleri Türkçe`de yer almamaktadır.Yazılı, resmî yada henüz yazıya geçmemiş, yeryüzünde konuşlan bütün dillerde dialektler şiveler bulunur. Ne var ki lehçe, şive, ağız, konuşma tarzı, dialekt gibi kavramların dilbilimsel açıdan bir değeri yoktur. Bilimsel olarak bu kavramların tümünün tek bir karşılığı vardır ya da hepsi aynı anlama gelir, aynı şeyi ifade eder. Dil, herzaman için Politik araç olarak kullanılabilen, saptırılması kolay bir konudur. Ve bu konuda Türkçe`de görülen kavram karmaşasının nedeni de işte bu dil politikalarından kaynaklıdır.Uluslararası sürecini yaşamamış kendi ulusal/resmî dilini kuramamış toplumların dillerine ilişkin değerlendirmelerde şive ağız vs. kavramları kullanmak yada bu kavramlar noktasında dili değerlendirmek de bilimsel olmaktan çok Politik yaklaşımdır. Şive/dialekt/ağız vs.'den bahsedebilmek için öncelikle kurulu bir dil üzerinden hareket etmek gerekir.Bu noktadan bakıldığı zaman Laz dili için şive vs. diye bahsetmek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Toplumların ve toplumlarla birlikte dillerin getirdiği tarihsel evreler; bu süreçlerde kültürler arası etkileşimler, coğrafi yapı ve coğrafyadan kaynaklı aynı kültürel yapı içindeki iletişimsizlik, komşu halklarla kurulan ilişikiler zaman içinde üretimin biçimi ve niteliğinde ortaya çıkan değişiklikler ve daha bir çok neden, bir dilde bir çok dialektin ortaya çıkmasına neden olan faktörlerden onemli olanlarıdır.Lazlar Kafkasya'nın otokton halklarından biridir. Otokton oldukları coğrafyada komşuları Abkhaz (Abaza), Gürcü (Kortu) Ermeni (Sumekhi) ve Pontiak(Khorumi) unsurlarla ticari,askeri,politik süreçler yaşamışlar, bu kültürleri etkilemişler ve bu kültürlerden etkilenmişlerdir. Bin yılı aşkın süren Roma -Bizans dönemi ve Hıristiyanlık, Lazları Latince, ve Helence ile; Pers istilaları Farsça ile; Arap istilaları Arap Osmanlı İmparatorluğu dönemi ve yaşanan islamlaşma ile de Farsça Arapça-Türkçe karışımı Osmanlıca ile iç içe ya da yanyana bulunulmuş, bu kültürlerden etkilenmişler / bu kültürleri etkilemişler ve dilsel alışverişlerde bulunmuşlardır.Lazların Osmanlı imparatorluğu döneminde 17. yüzyıldan başlamak üzere Hıristiyanlıktan Müslümanlığa geçmeleri ya da geçirilmeleri aynı zamanda, Kafkas kültür kuşağından Arap merkezli Ortadoğu Kültür kuşağına açılmaları anlamına gelir ki bunun Laz kültüründe belli bir değişim yarattığını söylemek yanlıs olmayacaktır.Türkiye Cumhuriyeti döneminde uygulanan asimilasyon politikaları, anadilin yazılması neşredilmesi ve konuşulmasına yönelik dile getirilen yasaklar, 1960 sonrası çay tarımına geçilmesi ile birlikte geleneksel üretimin tasfiye olması, Lazca ve Laz kültürünün ölümcül bir biçimde Türkçenin etki alanına girmesine ve yok olmanın eşiğine gelmesine neden olmuştur. Belki de iki bin yılda Laz kültüründe yaşanmayan değişim, farklılaşma ve dejenerasyon kısa sayilabilecek bir süreçte gerçekleşme yoluna girmiştir. Resmî-ulusal dillerin egemen olduğu coğrafyalarda dahi çok sayıda şive konuşulabilmektedir.Türkçede, Kastamonu, Trabzon, İstanbul gibi şiveler halen varlığını canlı bir şekilde sürdürmektedir. Japonya'da resmî Japonca`nın yanı sıra 200 farklı şivenin kullanılmaya devam ettiğini biliyoruz. Toplumu oluşturan bütün bireylerin mutabik olduğu, resmî literatürde geçerli olan, eğitimde vs. kullanılan resmî-ulusal diller, ulus-devletlerin kurulma ve sonraki süreçlerinde iradî müdahalelerle yaratılan dillerdir.Bu noktada resmî statüsü bulunmayan dillerde standart bir dilin olmaması normal bir durumdur ve bu o dilin zayıf yetersiz bir dil olduğunu göstermez. Meseleye bu noktadan girdikten sonra Laz dili hakkında konuşabiliriz.Laz dilinde üç ayrı şivenin var olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar Atina(Pazar), Arkabi(Arhavi) ve Xopa(Hopa) şiveleridir. Prof.Niko Marr bu üç şive ile birlikte Art'aşeni-Zrûzşeni(Ardeşen) ve Bulepi ağzının Atine, Vi3'e-Viwe(Fındıklı) ve Pilarget ağzının Arkabi, Çxala (Borçkaya bağlı bir köy) ağzının da Hopa sivesinin alt kolları olduğunu söyler. Elbetteki Marr'ın yaptığı çalışmaların Lazca`nın bütününü kapsadığını düşünmek yanıltıcı olacaktır. Vija'ya (Çamlıhemşin) bağli Ğvandi, Mek'alisk'rt'i-Meüzlisüirûi, M3'anu-Mwznt, Abiçxo, Komilo köylerinde ve Pazar`a bağlı Avramiti köyünde konuşulan dilde *8* kendine özgü farlılıklar gözlemlenebilmektedir. Aynı şeyi Ardeşen'e bağlı Dutxe ve Fındıklı'ya bağlı Ç'anap'eti-Öznzôeui köyleri için de söylemek mümkündür. Bahsedilen bu farklar dilin gramatik ya da fonetik yapısından kaynaklı değil, daha çok kelimelerin söylenişi, vurgu, ton farklılıklarıdır. Lazca`nın bütününden ayrı değerlendirilebilecek, anlaşmayi engelleyen/zorlastıran düzeye ulaşmış bir şive farkı yoktur. Lazca dilbilimciler tarafindan üç ayrı şiveye sahip olarak değerlendirilmekle birlikte temelde iki ayrı şiveden bahsetmek mümkündür. Bunlar Xopa, Arkabi, Vi3'e-Viwe şivesini içine alan Doğu Lazona şivesi ve Vija (Çamlıhemşin), Art'aşeni-Zrûzşeni(Ardeşen), Atina(Pazar) şivelerini içine alan Batı Lazona şivesidir. Vi3'e-Viwe(Fındıklı) şivesi Doğu ve Batı Lazona şiveleri arasında geçis özelliği gösterir. Daha cok dilbilimcilerin ilgisini çeken özel durum; Ardeşen,Çamlıhemşin şivesinde ergatif (-k )ve datif (-s )hallerinin düşmüş olmasıdır.
Lazona`da yerleşim birimleri vadîlerin içlerine doğru sağ ve sol yakada ya da sırt boylarına kuruludur. Genellikle aynı vadî ya da sırt boyunda konuşulan dilde herhangi bir şive uyumsuzluğu görülmez. Pazar`da aynı sırt boyu ya da vadî üzerinde kurulu Noğadixa, Aranaşi, Xunari, Ç'it'at'i-Öiûzûi, Cabati, Xaçkuni, Noxlamsu (İst'ona-İsûpnz Lazavati), Msuleti, T'alvati-Ûzlvzui köyleri; Furtuna-Ftrûtnz vadisinde Amgvani, Mek'alisk'rt'i-Meüzlisüirûi, Ğvandi,M3'anu-Mwznt Abiçxo, Komilo köyleri; Fındıklı`da Abu ve Pi3'xalai-Oiwxzlz vadileri örnek gösterilebilir.

KAYNAKLAR

Bucaklişi İsmail.A.,Japon Dilbilimci Kojima Goişi ile söyleşi,Kafkasya Yazıları,S.7,Sayfa 112,İstanbul 1997 Aksamaz Ali İhsan. Kafkasya`dan Karadeniz`e Lazların Tarihsel Yolculuğu. Çiviyazıları,İstanbul 1997 Uzunhasanoğlu,Hasan,Mjora, S.1 Sayfa 73 Bu ses |k| sesinin gırtlaktan çıkan haline yakındır.Sesleri belirttiğimiz harflerin yanındaki |'| işareti harflerin üstünde olması gerekmekte ve Bilgisayarında Lazca yazı karakteri olmayanlar için bu şekilde yazılmıştır Lazca yazı karakteri (Alboni) yüklü olanlar aşagıda doğru olarak görebilirler: ö, x, ü, q, ô, û, â, w, é *8*Ağız 'kavramı dilbilim literatüründe özel bir durumu anlatmaz.Bu konudaki kavramlara bakıldığında tek karşılık olarak "dialekt" sözcügü ile karşılaşılır. Ayrıca bugün "Bulepi (Pazar 'a bağlı bir köy)" ağzı yaşamamaktadır.Mjora dergisi 1.sayı İstanbul

TÜRKÇE'DEN LAZCA'YA
ÇEVİRİ
Türkçe'den Lazca'ya

by beklipxeMekaleskirit.Net

‘’ LAZCA ŞKUNON İSİNAPİT BOLİ BOLİ DUBİNİT ‘’

LAZCAYI DAHA GENİŞ BİR ŞEKİLDE TANIYALIM

LAZCA SÖZLÜK

Metin Kutusu: www.mekaleskirit.net 
web Design © 2008 ßy ßeklipxe. 
Metin Kutusu: